15:08 13-12-2025

Chara Havzası: Udokan-Kodar arasında Eski ve Yeni Çara

Transbaykalya’daki Chara Havzası’nı keşfedin: Udokan ve Kodar’ın zıt yüzleri, Eski ve Yeni Çara’nın hikâyesi, BAM rotası ve taygada yürüyüş ipuçları.

Doğanın ve tarihin adeta aynı adımla ilerlediği bir vadi. Chara adının yorumları çeşit çeşit; her anlatı, mekânın ruhunu başka bir yerinden yakalıyor: güzel, haşin, kimi anlarda huzursuz edici. Transbaykalya’nın kuzey kıyısında, Udokan ve Kodar silsileleri arasında uzanan Chara Havzası yer alıyor. Baykal–Amur Magistrali (BAM), Olyokma’nın en büyük kollarından biri olan Chara Nehri’nin üst kesimlerini burada aşar.

Bu topraklar haritada öteden beri ayrı durur. Nadir rastlanan dağ görünümleri, zorlu bir geçmişin izleri ve tek adı paylaşan iki yerleşim barındırır: Eski Chara ve Yeni Chara.

Udokan ve Kodar: iki sıradağ, iki mizaç

Her iki kütle de Stanovoy Platosu’na aittir ama karakterleri bambaşkadır. Udokan, cevher ve minerallerle doldurulmuş, geniş ve düz bir sandığı andırır. Yollarle kesilip biçilen, zenginliği ülkenin dört yanından çalışanları kendine çeken bir dağ. Kodar ise tam tersi: donmuş bir alev gibi yırtık ve dik, eteği olmayan, duvar gibi yüzeyleriyle sert. Gezginler onu sık sık Çita Alpleri’ne, hatta kimi zaman Sibirya Himalayaları’na benzetir; özellikle ayaz rüzgârı vurduğunda yamaçları acımasızdır.

Bu dünyaya başlıca giriş kapısı, 1940’ların sonlarında Borlag mahkûmlarının uranyum cevheri taşımak için güç bela bir yol açtığı Orta Sakukan vadisidir. Bugün yürüyüşlerin başlangıç noktası burasıdır; Çara Kumları da sanki vadinin kökleri gibi hissedilir.

Neden iki Çara var

Önce Eski Çara kuruldu. 1932’de Evenki halkı için bir ticaret noktasıydı; sonra ilçe merkezi oldu. Dış dünyayla bağı kopmasın diye bir havaalanı inşa edildi ve hâlâ çalışıyor. BAM’a istasyon yapmak gerektiğinde ise daha elverişli yer karşı kıyıda çıktı. Birkaç kilometre ötede Yeni Çara doğdu ve kısa sürede ekonomik merkez haline geldi.

Her iki yerleşimin nüfusu azaldı; ama aradaki fark baki: Yeni Çara üç kat daha büyük. Aralarında PAZ otobüsleri iki saatte bir işler; taksi ücreti de büyük şehirde ödeyeceğiniz seviyede. Buraların ölçüsüne göre bu neredeyse bir lütuf sayılır.

Eski Çara: Transbaykalya’da Moğolistan esintisi

Güneşli ve kumlu; yüksek ahşap evler, geniş çitler: Eski Çara’nın görüntüsü bu. Sokaklar ağırkanlı bir kırsal ritimle akar; evlerin yalın çizgileri, ferah avluları ve etrafı kaplayan açık hava, küçük Moğol ilçe merkezlerini hatırlatır.

Daha eski yapılar, yerleşimin BAM’dan çok önce de ayakta olduğunu düşündürür. Yol boyunca, havaalanından Kodar’a sapan kavşağa kadar yaklaşık üç kilometreye yayılır. Küçük bir göl kıyısındaki Lyabich mahallesi, dünyanın kıyısı gibi sessiz; her yabancıyı havlayarak haber veren köpeklerle karşılanırsınız. Köy, kuzeydeki balıkçı yerleşimlerini çağrıştırır: mütevazı evler, bacalardan süzülen duman, her adımda su.

Çara bataklıkları: sonu gelmeyen tayga

Chara Havzası’nın tabanı, bataklıklar ve göllerden oluşan bir zincirdir. Bütün bölgenin karakterini bu arazi belirler: ıslak, geçilmesi zor ve garip biçimde cezbedici. Kodar’a giden rota buradan başlar; zirveler, ancak deneyimli yürüyüşçülerin denediği türdendir. Vadide kalanlar bile farklı bir enerji hisseder. Doğa, insana kırılganlığını unutmamayı inatla hatırlatır.

Yeni Çara: geniş bir haritanın kavşağı

Yeni Çara, BAM için kuruldu ve uzun süre ilçenin en kalabalık yerleşimi olarak kaldı. Depolar, servisler, dükkânlar burada çalışır; jeologlar, inşaatçılar, gezginler ve mevsimlik işçiler buradan geçer. İlçe idaresi yakın zamana dek Eski Çara’da dursa da yavaş yavaş taşınıyor; hangi yerin öne çıkacağı şimdiden belli.

Dönüp dönüp gelinen bir yer

Çara, konforu önceleyenleri cezbetmez. Buraya, kendini sınamak, alışılmadık manzaraları içselleştirmek, tayganın nefesinin duyulduğu patikalara düşmek için gelinir. Yerel halkın kalma sebepleriyse sayılarla açıklanmaz: alışkanlık, toprağa içeriden bir bağ ve ancak bu denli ıssız noktalarda filizlenen bir yuva duygusu.